BENİM ABDESTİM VAR!

“Allah kıldığımız namazları kabul etsin.”

Görsel

Yıllardır gidemediğim memleketime gitmek nasip oldu bu yaz. Havası bile bambaşka… Hısım, akrabanın ötesinde çocukluk arkadaşlarımı, çocukken elini öpüp bayram harçlığı aldığım iyice yaşlanmış amcalarımı, mahalledeki teyzelerimi, dostlarımı,  kısaca; Memleketimin güzel insanlarını tekrar gördüm.

Birkaç gün gezdik, dolaştık, büyüklerimizin hatırlarını sorduk, ellerini öptük. Vefat edenlerin kabirlerini ziyaret ettik. Zaman çabucak geçiyordu. İkindiye daha çok vardı. İkindiyi aşağıdaki camide kılmak istediğimi, oraya gideceğimi söyledim. Çocukluğumun Kur’an Kursu binasını da görecek anıları tazeleyecektim.

Namaza daha 1,5 saat vardı. Çocukluğumda bir çok namazda büyüklerime eşlik ettiğim Camiye girerken ayaklarım titriyordu. Cami tenha idi. Orada bulunan çoğu yaşlı insanlar, meraklı gözlerle beni izliyordu… “Kimdi bu gelen?” Ben de bir bir simaları süzerek hatırlamaya çalıştığım büyüklerimin yanına sokulmak istiyordum. Nihayet bir tanıdık Şuayip emmiyi gördüm. Oturdum yanına. Selam ve hatır sormalardan sonra Satılmış dayı geldi. Daha sonra berber Lütfi abi yanaştı. Diğer tanıdıklardan da katılanlar oldu bu üçlüye… Yaklaşık 1 saat muhabbet ettik. Namaz saati yaklaşıyordu… Lütfi abi izin istedi.

–          “Ben bir abdest tazeleyip geliyorum… Şuayip emmi! Hadi abdeste.”

Şuayip emmi Lütfi abiyi duymuş cevap veriyordu… “Ben abdestimi bozmadım… Benim abdestim var!”

“Ben abdestimi bozmadım… Benim abdestim var!”?

Bir yanlışlık vardı… Şuayip emmiye dönerek,

–          “Kusura bakma Emmi! Sizlere akıl vermek, yol göstermek benim haddim değil ama söylemeden yapamayacağım… Yüce Allah kitabında “namaza duracağınız vakit abdest alın.” demiyor mu? Sen abdestini alıp öğle namazını kılmışsın… Şimdi ikindi kılınacak. Ama sen diyorsun ki  “Ben abdestimi bozmadım… Benim abdestim var!”

Cevap verdi Şuayip emmi.

–          “Biz senelerdir böyle yaparız. Atalarımız da böyle yaparlarmış. Abdest bozulmamışsa namaz kılınır!”

Emmime ve orada bulunanlara, bunu asırlardır yanlış yaptığımızı, yaptığımızın tembellik, üşengeçlik olduğunu, Allah’ın bizden istediğinin her namazdan önce abdest alıp temizlenmemiz olduğunu birkaç kez vurgulayarak anlattım. Abdest alan Lütfi abi de sobete katıldı… Söyediklerimin çok doğru olduğunu, ama bir türlü ataların yanlışlarından, geleneklerden vazgeçemediğimizi vurguladı.

Namazımızı kılmıştık… Oradaki herkesle helalleşip Camiden ayrılırken Şuayip emmi geldi yanıma. Kulağıma fısıldadı… “Söylediklerinde sonuna kadar haklısın! Biz cahiller düşünemiyoruz… Nasıl biliyorsak öyle yapıyoruz… Bundan sonra ayağımdaki meshleri de atacağım… Yanlışın neresinden dönersek kardır yeğen!”

Tekrar tekrar özür diledim Şuayip emmiden… Ama o yanlışını anlamış, ıslak gözleriyle beni uğurluyordu.

Memleketimin güzel insanlarına buradan tekrar selamlar…

Selam ve Dua ile,

Fikret ARMAN

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s