“GÂVUR” Dediklerimiz!..

“Baştan söyleyeyim… Amacım asla ve asla  ateistleri, Yahudileri ve Hıristiyanları savunmak ya da yermek değildir… Tam tersine, benimle aynı inancı paylaşan Müslüman kardeşlerimi düşünmeye davet etmektir…”

ChrisBarnardColl

Osmanlılar döneminde gayrimüslimlerle birlikte, başta Rumlar olmak üzere düşmanları tanımlamak için kullanılan kelime, günümüzde gayrimüslimi ve kötüyü belirlemek için kullanılır. Hemen hemen her konuda kızgınlığımızı “Gâvur” ile ifade ederiz.

“Seni gâvurun dölü seni!..”

“Gâvur tohumu!..”

“Gâvur eziyeti!..”

“Gâvur inadı!..”

“Gâvur icadı!..”

Daha bir çok gâvur deyimleri sıralanabilir…

Çoğu zaman “kafir” demek aklımıza gelmediğinde ilk söylediğimiz kelimedir “Gâvur!”…  Arapçada da kafir kelimesinin eş anlamlısı olarak kullanılır. Kısaca, düşünmeden, bilinçsizce ağzımızdan çıkan gâvur,  bizlere göre, dinsizin önde gidenidir…

Gâvur;

  • Hal ve hareketlerini benimsemediğimiz, bize ters gelen kişileri içimize sindiremediğimiz için kullandığımız kelimedir…
  • Kendi dindaşlarımızın eziyetini daha güçlü vurgulamak için kullandığımız kelimedir…
  • Düşünüp aklımızı kullanamadığımız için, başka inançtan olanların insanlık adına yaptıkları buluşları, yenilikleri çekemediğimiz için kullandığımız kelimedir…
  • Birisi ne zaman dine uygun olmayan bir şey yapsa, onun için kullandığımız sıfattır…
  • Bir müminde olsa, bize ters gelen yanlışı yaptığında kullandığımız kelimedir…
  • Daha çok da, sözde din alimlerinin sığındıkları kelimedir.

Bu şıklara da daha bir çok ilave yapılabilir. Kısa kesiyorum.

* * *

İyi güzel de, her fırsatta kötülediğimiz bu “GÂVUR”lar gerçekten KÖTÜ mü?.. Bizlere söylenilen anlamda gerçekten “GÂVUR” mu? Bize öğretilegelen inançta  insan nasıl “GÂVUR” oluyor?

Gâvurluk sanırım iki türlü olur.

Birincisi; ne kitaba, ne de Allah’a inanmayan ateistler, ikincisi ise, kendilerine kitap verilenler, Allah’a inananlar ve fakat “müslüman” olmayan Yahudiler ve Hıristiyanlar…

Kısacası; bizdeki “GÂVUR”, Müslüman olmayan kötülerdir(!).

* * *

Allah’ın, bizler için indirdiği Rehberden sadece iki ayetin özetini yazıyorum… Rab’bim  diyor ki;

“Dinde zorlama yoktur!”

“Senin dinin sana, benim denim bana!..”

Yüce Rab’bim bunları söylediği halde bizler, ateistler ve kendilerine kitap verilenler için nasıl kötü ve kafir anlamlarına gelen “GÂVUR” ifadelerini kullanırız? Buna hakkımız var mı?

Allah, Yahudiler ve Hıristiyanlar hakkında dost olmamamız gereken durumları da anlatmıştır. Tabii ki bu ayetleri de göz önüne alacağız. Ama kendilerine kitap verilenlerin hepsi “GÂVUR” mu? Hesabını Rab’bimizin göreceği bir konuda bizler nasıl böyle düşünebiliriz?

“Gâvur” dediklerimizden Ateistlerden başlayalım… Ne Allah’a, ne Peygamberlere, ne Ahiret Gününe, ne Kitaplarına, inanmıyorlar! Hesaplarını öbür tarafta verecekler ve cezalarını çekeceklerdir herhalde!.. Öyle değil mi?

Gelelim “Gâvur” dediğimiz; kendilerine kitap verilen ve Allah’a ve hesap gününe inananlara…

Yüce Rab’bim bu insanlara da Peygamber göndermiş ve kitap vermiş/indirmiş… Onlar da Allah’a inanıyor ve O’nun dediklerine emirlerine uyuyorlar/uymaya çalışıyorlar.

Allah, bu insanları da yaptıklarından/yapmadıklarından hesaba çekecek ve hesap günü gereğini yapacaktır.

Bakara Suresi 62. Ayet: Şu bir gerçek ki, iman edenlerden, Yahudilerden, Hıristiyanlardan, Sabiilerden Allah’a ve ahiret gününe inanıp barışa ve hayra yönelik iş yapanların, Rableri katında kendilerine has ödülleri olacaktır. Korku yoktur onlar için, tasalanmayacaklardır onlar.

Bakın, bir başka ayetinde de Yüce Rab’bim aynı şeyi söylüyor…

Maide Suresi 69. Ayet: Şu bir gerçek ki, iman edenler, Yahudiler, Sabiiler ve Hıristiyanlardan, Allah’a ve ahiret gününe inanıp hayra ve barışa  yönelik iş yapanlar için korku yoktur. Tasalanmayacaklardır onlar.

(Mealler Yaşar Nuri ÖZTÜRK)

Ayetler böylesine açık iken, başkalarına “GÂVUR” demek haddimiz mi?  Sadece “Müslümanım” demek, gerçekten işi bitiriyor mu? Yoksa; inanmamızın ve  emredilen ibadetlerimizin  yanında, Allah’ın diğer emirlerinin en başındaki  “hayra ve barışa yönelik işleri”  de yaparsak Allah katında çok çok daha iyi olmaz mı?

Bir çoğumuz hemen şu soruyu sorabiliriz. “Allah katında din İslam değil mi?” “Kur’an’ı Kerim böyle demiyor mu?”

Tabii ki, Allah katında din İslamdır. Allah, Ali İmran Suresi 19. ayetinde bunu bildiriyor. Aynı Surenin 20. ayetinde de “Seninle kanıt yarıştırmaya girerlerse şöyle söyle: “Ben yüzümü Allah’a teslim ettim.Bana uyanlar da.” Kitap verilenlerle ümmilere de sor: “Siz de teslim oldunuz mu?” Eğer teslim olurlarsa doğruya ve güzele kılavuzlanmışlardır.Yüz çevirirlerse sana düşen sadece tebliğ etmektir.Allah, kullarını görmektedir.” demektedir.

Allah burada “teslim olmaktan” bahsediyor ve diyor ki; “Kitap verilenlerle ümmiler de ALLAH’A TESLİM OLURLARSA, doğruya ve güzele kılavuzlanmışlardır.”  Yani, kitap verilen Yahudiler ve Hıristiyanlar Allah’a teslim olurlarsa onlar için de sorun yok diyor Rab’bim.

Cüppeli birisinin dediği gibi, Bakara 62. ve Maide 69. Ayetlerin işlevi bitmiş olabilir mi? Bu ayetlerde söz konusu olan Yahudi ve Hıristiyanlar, sadece Kur’an’ın indiği dönemden öncekiler midir? Kur’an’ın inmesinden sonra da Allah’a, peygamberine ve kitabına inanan Yahudi ve Hıristiyanların Allah’a teslimiyeti ne olacaktır? Musa ve İsa peygamberlerin, Tevrat ve İncil’in görevleri bitmiş midir? Ya da şöyle bir mantık yürütebilir miyiz? Her şeye gücü yeten, her türlü eksikliklerden uzak olan Allah, Yahudilere ve Hıristiyanlara (haşa) “Önceki kitaplar eksikti, ben o kitapları güncelledim. Bundan böyle sadece Kur’an’a inanacak, bu kitabın gereğini yapacaksınız!” demek istemiş olabilir mi? Doğrusunu allah bilir.

Yüzyıllar önce atalarımız onları “GÂVUR” olarak tanımladı diye bizlerde, düşünmeden ve araştırmadan onları “GÂVUR” olarak mı tanımlayacağız?.. Buna ne kadar hakkımız var? İslam alemi olarak kendimizi hiç sorguluyor muyuz?… Müslümanlar olarak, yeryüzünde yaşayan insanlar için, insanlık adına ne yaptık?

* * *

İnsanlık adına, ilimde ve bilimde yeryüzünün lokomotifi olan bu insanlar gerçekten “GÂVUR” mu?

Cüppelisinden cüppesizine, sakalısından sakalsızına, başı örtülüden başı açığa… Allah için bir şeyler yapıyoruz da… İnsanlık için ne yapıyoruz? Bizler hepimiz iyiyiz de onların hepsi mi kötü? Bizim içimizdeki kötüler gibi tabii ki onlarda da kötü var… Bu durum onların tümüne “GÂVUR” dememiz için neden mi?

Gâvur dediklerimizden sadece tek bir örnekle, tek bir soru soruyorum ve cevap arıyorum. Amacım haşa ve asla sorgulamak değil… Düşünüp akıl etmek istiyorum sadece… Acaba Yüce Rab’bim aşağıdaki iki kulundan cennetine öncelikli hangisini alır?

“GÂVUR” dediğimiz, ama, insanlık adına organ nakillerinde çığır açan, dünyada ilk kalp nakli ameliyatını gerçekleştiren ve adı gibi Hıristiyan olan Chrıstian Barnard’ı mı, yoksa, Allah’ın yarattığı evrenin ve dünyamızın nasıl oluştuğunun araştırmasını yapan ve kuyruklu yıldıza  araştırma aracı gönderen bilim adamlarıyla alay eden Cüppeliyi mi?

Hangisini?

“GÂVUR” dediklerimizin icatlarını/buluşlarını kabul etmeyip dışlasaydık, geriye ne kalacağını hiç düşündük mü?

Doğrusunu Allah bilir.

Selam ve Dua ile,

Fikret ARMAN

Reklamlar

About Fikret Arman

ALLAH'ın dosdoğru yoluna giden tek Kitap; KUR'AN-I KERİM'DİR.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: