İSLAMİYET  AKLINI KULLANANLARIN DİNİDİR

Kafirun Suresi 109/6: “Sizin dininiz size, benim dinim bana!”

hoca1

Yazacaklarım; bu konuda doğru yolu bulmak ve gazaba uğrayanların yolundan gitmek istemeyen Müslüman kardeşlerime hatırlatmadır.

İslamiyet, ALLAH’ın kitabında ne kadar kolay ise, bugün biz Müslümanların peşinden gittiği velilerin uygulamalarında o kadar zordur. Çektiğimiz bu zorluk, bize tebliğ edileni  okuyup anlamamaktan, düşünüp aklımızı kullanmamaktan geliyor. İnananlar olarak  aklımızı kullanma zahmetine girmeyiz. Çevremizde o kadar çok bilen(!) var ki, iman ettiğimiz Kitabı bize tebliğ edilen ilk kaynağından okuyup öğrenmeye gerek dahi görmüyoruz!.. Velilerden öğrendiğimiz şekliyle namazımızı kılıyorsak, orucumuzu tutup yapabildiğimiz diğer ibadetleri yapıyorsak mesele bitmiştir. Arkasından bir de “ALLAH kabul etsin.” deyip karşı tarafı rahatlattık mı işlem tamamdır!..

“Elhamdülillah Müslümanım” diyerek ALLAH’a teslim olduğunu söyleyen inananlar, Allah’ın onlarca ayetinde, defalarca hatırlattığı “aklınızı kullanın” emrini bilmiyorlarsa ya da umursamıyorlarsa, akıllarını kullanıp gereğini yapmıyorlarsa, bu inananlar(!) bana ALLAH’ın tek dini olan İSLAMİYET’i anlatamazlar!..

Düşünmeyip aklını kullanmayan kadın/erkek, açık/kapalı, başı açık/başı örtülü, kravatlı/kravatsız, sakallı/sakalsız, sarıklı/sarıksız, cüppeli/cüppesiz, yaşlı/genç bu kişiler, bana İslamiyet hakkında ancak ve ancak masal anlatabilirler… O masallar da ALLAH’ın kitabı Kur’an’a iman eden bir kişi olarak beni bağlamıyor. Konu açılıpda fikirler uyuşmadığında hemen beylik cümle söylenir. “Herkesin inancı, ibadeti kendine kardeşim!.. ALLAH herkesin ne yaptığını biliyor.”

Tabii ki öyle!.. Bu cümleye kim itiraz edebilir? Yüce Rab’bim ne diyor? “Sizin dininiz  size, benim dinim bana!”  Yüce Rab’bim, ALLAH’ı inkar eden, putlara tapan ve Peygamberimize vahyolunanın dışındaki uygulamaların içinde olanlar için söylüyor bu cümleyi…  Tabii ki sen istediğin inancı yaşayabilirsin. Kimse sana  bir şey diyemez!.. Ama; ALLAH’a teslim olduğumuzu söylüyor ve yaptığımız fiiller Kitaba uymuyorsa, aklımızı kullanıp iman ettiğimiz Kitaba uyacağız… Zühruf suresi 44. Ayetinde bunu bize söylemiyor mu Yüce ALLAH? “Bu Kitaptan sorumlu tutulacaksınız.”

Allah’ın bu ayetini bilen bir Müslüman, iman ettiği Kur’an’ı bırakıp, sorumlu olmayacağı kitapların peşinden gidiyor ve ALLAH’ın; “ALLAH’ın ipine (kitabına) sımsıkı sarılın… O’nu bırakıp bir takım velilerin peşinden gitmeyin!..” emrini takmıyor, görmemezlikten geliyorsa, bana göre ALLAH korkusu olmayan, “aklını kullanmayan” müslümandır.

OKU…

Aklını kullanan bir Müslüman önce iman ettiği Kitabı okur ve anlar. Daha ilk ayetinde “OKU” diye emrederken, sen onu okumamış, ALLAH’ın ne dediklerinden, ALLAH’ın senden ne istediklerinden haberin yoksa, velilerin anlatıklarını “din” kabul etmiş, onların izinden gidiyorsan, kusura bakma Kardeşim… Senin İslamiyetle ne kadar ilgin var bilemiyorum!.. Sizlerle işim olmaz!..

“Sizin dininiz size, benim dinim bana!”

AKLI  KULLANMAK…

Önce şunu söylemeliyim… İslamiyet akıl dinidir… Aklımızı kullanabilmemiz için ise kesinlikle iman ettiğimiz kitabımızı anladığımız dilden okuyup içindekileri anlamamız şart. Anlayıncaya kadar okumalıyız.

Yüce ALLAH onlarca ayetinde bizleri düşünmeye, fikir yürütmeye, değerlendirmeye ve aklımızı kullanmaya davet ederken, bizler birer Müslüman olarak gerçekten aklımızı kullanıyor muyuz?

  • ALLAH’ın Kitabını okuyup anladığımızda, affetmeyeceği tek günahın “ŞİRK” (ALLAH’a ortak koşmak) olduğunu biliyor ve bunun  farkında olup aklımızı kullanarak ibadetlerimizi buna göre yapıyoruz değil mi?
  • ALLAH’ın “Arı-duru din yalnız ve yalnız Allah’ındır! O’ndan başkasını veliler edinmeyin.” emrini, aklımızı kullanarak başka veliler edinmiyoruz değil mi?
  • Her gün kırk kez “Yalnız senden yardım isteriz.” deyip, aklımızı kullarak ve ALLAH’a her gün kırk defa verdiğimiz sözü hatırlayarak başkalarından yardım istemiyoruz değil mi?
  • ALLAH’ın “ALLAH ile beraber başka hiçbir şeye kulluk etmeyin, dua etmeyin, tapmayın.” emrini, aklımızı kullanarak ALLAH ile beraber başkalarına da kulluk, dua etmiyoruz değil mi?
  • ALLAH’ın “ALLAH ile beraber başka bir ilaha yalvarıp yakarma!” emrini hiç aklımızdan çıkarmıyor ve aklımızı kullanarak başka bir ilaha yalvarmıyoruz değil mi?
  • ALLAH’ın “ALLAH, melekleri ve peygamberi RAB’ler edinmenizi emretmez.” Ayetini hatırlıyor ve O’ndan başkasını RAB’ler edinmiyoruz değil mi?
  • ALLAH’tan başka hiç kimseyi aklımızı kullanarak O’na eş tutup, O’nu sever gibi sevmiyoruz değil mi?
  • Aklımızı kullarak, ALLAH’ın “İşte bunlar, Allah’ın ayetleridir. Bunları sana gerçek olarak okuyoruz. Allah’tan ve O’nun ayetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?” ayetini hiç aklımızdan çıkarmayacağız değil mi?
  • ALLAH’ın “Bölünmeyin, parçalanmayın, fırkalara ayrılmayın!..” emrine aklımızı kullanarak uyuyor  ve parçalara ayıranlardan olmadığımız gibi hiç bir parçanında izinde değiliz değil mi?

Değerli Müslüman Kardeşim… Sen de aklını kullanıp, ALLAH’ın yukarıdaki emirlerine uyuyorsan ne kadar güzel… Yok bunları yapamıyorsan kusura bakma kardeşim…

“Sizin dininiz size, benim dinim bana!”

DÜŞÜNMEK, ÖĞÜT ve İBRET ALMAK…

Yine yazmalıyım… Kur’an’ı anladığımız dilden okuyup anlamamışsak, ALLAH’ın bu emirlerinden de haberimiz yoktur. Yüce ALLAH Kamer suresinin dört ayetinde ve Kitabımızın diğer birçok ayetinde bizleri uyarıyor…

Kamer Suresi 17-22-32 ve 40. Ayetleri: “Yemin olsun ki, biz, Kur’an’ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?”

Müslüman kardeşim… Sen Kur’an’ı okuyup anladıysan ve düşünüp, aklını kullanarak ayetlerden gerekli öğüdü, ibreti alıp tıpkı Peygamberimiz gibi yalnız Kur’an’a göre yaşıyorsan ne ala… Bunu yapamıyorsan kusura bakma kardeşim…

“Sizin dininiz size, benim dinim bana!”

İSLAMİYETİ  YAŞAMAK…

Her kişinin kendi tercihi olan bütün inançlara saygım var. Öküze tapanlara bile… Ama İslamiyeti yaşamak bambaşka bir şey… Söylemek istediğim; “Elhamdülillah Müslümanım” diyen kardeşlerimin, iman ettiği Kitap’ı okuyup anlamaları, düşünüp öğüt ve ibret almaları, akıllarını kullanmalarıdır…

Kitabımızın en kolay ve olmazsa olmaz emirleri olan “OKU”mayı, “ANLA”mayı, “düşünüp aklımızı kullanmayı” ve “öğüt ve ibret almayı” yapamıyorsak, kusura bakmayın!.. Ben sizlerden ayrılıyorum…

“Sizin dininiz size, benim dinim bana!”

Doğrusunu ALLAH bilir.

Selam ve Dua ile,

Fikret ARMAN

Reklamlar

About Fikret Arman

ALLAH'ın dosdoğru yoluna ileten tek Kitap; KUR'AN-I KERİM'DİR.

One response to “İSLAMİYET  AKLINI KULLANANLARIN DİNİDİR”

  1. İsmail çıklaatlı says :

    AKLIN NEREDEYDİ…?
    26 Mayıs 2013, 15:38
    AKLIN NEREDEYDİ…?

    BURADA OKUYACAGINIZ ”’TANRI”’KELİMESİ (İLAH) ANLAMINDA KULLANILMAMIŞ BİR GERÇEKLİĞİ ANLATABİLMEK İÇİN KURGULANMIŞ OLAN HİKAYENIN TAKISIDIR….Dikkatlerinize arz edeilir…MUHABBETLE.

    “Aklını başına al!”… “Aklın neredeydi?”…

    Bu tür sorular ve uyarılar hep yapılır da niye aklın yeri sorgulanır düşündünüz mü?

    Aklı yaratan ulu tanrı onu üstün özelliklerle bezedikten sonra beyne oturtmuş!… Ama akıl bakmış ki çevresine hiçbir şey görünmüyor!..

    Şaşırmış… “Etraf mı karanlık ben mi körüm”, diye düşünmüş..

    Çözememiş olayı ve sormuş tanrıya:

    Tanrım beni mükemmel yarattın ama galiba körüm!… Beni hareketli, oynak, kıvrak, her şeye anında adapte olabilir yarattın ama önümü, çevremi göremiyorum, bulunduğum yeri göremiyorum!.. Sadece bulunduğum yerden bana gelenleri değerlendirip onları amaçlarına göre en mükemmel şekilde yönlendiriyorum..

    Tanrı cevap vermiş:

    Seni öylesine mükemmel yarattım ki, ayrıca bir de göze ihtiyacın yok!.. Kör olman daha hayırlı; işlevini hakkıyla yapabilmen için!.. Seni öyle bir mekâna yerleştirdim ki, orada her şey, sana ulaşabilecek şekilde var!. Sana, sadece gelen verileri değerlendirmek kalıyor!.. Sen evrenin merkezindesin bulunduğun mekân itibariyle!. Orada sana gelen verileri değerlendirirsen bulunduğun ortamın sultanı olursun!. Unutma ki çözümsüzlük anında sana yol gösterecek iman kuvvesini de koydum o mekâna hemen yanına!

    Peki, demiş akıl ve işlevini hakkıyla yerine getirmeye başlamış…

    Ama insanlar çoğalıp her birinde işlev gören akıl farklı verilerle karşılaşırken, bazen hayret ve şaşkınlıktan, bazen dışardan gelen yanlış verilerden, bazen de hormonların dürtmesinden ayağı kayıp kana karışıp, soluğu başka bir organda alıverir olmuş bir anda!.

    Kör olduğu için de, gittiği yeni mekânı (organı) tanıyamayıp, kendini hâlâ eski mekânında sanarak, o organın kendisine sağladığı verilere göre, o organa en mükemmel şekilde hizmet vermek üzere işlevini, yerine getirir olmuş!..

    Bu yeni mekân bazısında mide olurmuş, bazısında cinsel organ; bazısında ayak olurmuş, bazısında kalp!..

    Kimi sadece yemek için yaşarmış bu durumda; kimi insanlığını imanını unutur yalnızca seks yapmak için yaşarmış; kimi kendini yalnızca spora verirmiş, kimi de tüm yaşamına duygularıyla yön veren davranışlar ortaya koyup sürekli pişmanlıkları yaşarmış akıl dinlenmeye geçtiğinde de!…

    Evet, akıl, kutsal tahtı beyinden düşünce bir başka organa, insanlar ona “aklını başına al” derlermiş!… Ama nasıl alsın ki!. Akıl gitmiş yerleşmiş bir organın içine!. Beyni o organ olmuş artık!

    Devası? İMAN!

    Ya iman ağır basar ve aklı bulunduğu yerden kopartır ve eski tahtına oturtur!.. Ya da akla söz geçiremez… Onunla ilişkisini kopartır bu durumda ne hâlin varsa gör!” diyerek… Böylece akıl da artık imansız bir şekilde bulunduğu organdan mutlu bir şekilde yaşamına devam edip imansız bir şekilde dünyasını değişir!…

    Bakarlar ötelerden ve derler: — Biri daha gitti imansız!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: