“KUR’AN-I  KERİM’DE  DÖRT  KADINA  KADAR  EVLENMEK  VAR MI YOK MU?”

“ 6236 ayetin sadece bir tek ayetinden ve o ayetin de önüne arkasına bakmadan fikir yürütmek iman eden kişiler için intihardır!..”

kurani-oku

Günlerden Cuma… Komşumuz Muharrem abi ile karşılaşınca birlikte camiye doğru yola koyulduk. Yaklaşık 25 dakikalık yolu sohbet ederek yürüyorduk. Yolumuz üzerinde bize katılan eski dostları da sohbete ekleyerek hep birlikte camiye doğru yürüyorduk.

Cami yürüyüşümüze katılan arkadaşlarımızdan Ahmet kardeşimiz, birlikte yürüdüğümüz Feridun beyi tanıştırıyordu bizlere. 45-50 yaşlarında idi. İkinci evliliği düşündüğünü, rahatsız olan şimdiki eşine de ev işleri konusunda yardımcı olabileceğini, düşüncelerini açık açık söylüyordu.

“Zaten Kur’an “dörde kadar izin vermiş, evlenebilirsin” diyor, ben de ciddi ciddi düşünüyorum…”  diyordu Feridun bey. Diğer arkadaşlarımızda bu duruma olur veriyordu.

Her zaman olduğu gibi yine kendimi tutamayıp konunun içine dalmıştım.

“Affedersiniz Feridun bey… Bir şey sormama izin verir misiniz?”

Kibar bir ifadeyle ve içine mizah katarak;  “Rica ederim Fikret bey… Tabii ki… Ama zor olmasın.”

Son cümlesi için gayri ihitiyari herkes gibi ben de gülümsemiştim. “Teşekkür ederim Feridun bey. Çok çok kolay bir soru olacak. Tek ricam, bu soru için sakın beni yanlış anlamayın.” Soruyu sorma zamanı gelmişti.

“Kur’an-ı Kerim’i okudunuz mu?

Gülümseyerek cevap veriyordu Feridun bey.

“Tabii ki. Hatta çoğu Müslümandan daha fazla.”

“Peki, dört kadına kadar evlilikle ilgili ayeti okudunuz mu?”

“Okumaz olur muyum? Açık açık yazıyor… İkişer, üçer, dörder alabilirsiniz diye.”

Beklediğim cümlelerdi. Diğer arkadaşlarımız da kulak kesilmiş bizi dinlerken duraklamadan devam ettim…

“Yani şimdi her isteyen erkek, dilediği zaman, razı olan dilediği kadınla ikinci, üçüncü, dördüncü kadınla evlenebilir mi?”

“Tabii ki!.. Benim okuduğum kitapların hepsinde öyle yazıyor.”

İfadeleri ve konuşma tonu hafiften değişen Feridun bey devam ediyordu…

“Ne yani!.. Kur’an’da dört kadına kadar evlilik yok mu?”

“Tabii ki Kitabımızda bu söylem var. Ama…”

Konuşamıyordum… Sözümü kesmişti Feridun bey…

“Aması maması yok Fikret bey. Ben demiyorum… Kitap yazıyor… Kur’an’da dört kadına kadar evlilik yapılabilir yazıyorsa olay bitmiştir. Daha bunun nesini konuşacağız? Öyle değil mi?”

İstemesemde benim de konuşma tonum ve rengin değişmişti.

“Öyle değil Feridun bey!.. Bir ayetin bir cümlesini alıp ona göre karar veremezsiniz. Ondan önceki ayetleri, ondan sonraki ayetleri, hatta diğer surelerdeki konu ile ilgili ayetleri gözden geçirip, düşünüp anladıktan sonra  karar vereceksiniz. Hele hele sizin tek bir ayetin içindeki cümleyi alıp o cümleden önceki ve o cümleden sonrakileri yok sayarak bu kararı vermeniz ise çok yanlış… Sanırım atladınız. Konu ile ilgili Nisa Suresi üçüncü ayetini anlamak için okursanız, ikinci, üçüncü ve dördüncü evlilik için gerekli şartı anlarsanız, ilk eşinizle beraber iken ikinci evliliği yapacağınızı düşünmüyorum. Ben de yanılıyor olabilirim. Konuyu araştırdıktan sonra bana da telefonla bildirirseniz ben de yararlanmış olurum. Anlaştık mı?”

Telefon numaramı not alan Feridun bey söylediklerimi anlayışla karşılamıştı.

“Kesinlikle cami çıkışı eve gittiğimde ilk işim Nisa Suresi 3. Ayeti okuyup sizi aramak olacak Fikret bey, teşekkür ederim.”

Gülümseyerek telefonunu beklediğimi söylüyordum Feridun beye.

Caminin minaresi de uzaktan görünmüştü. Diğer arkadaşlarımı da 1-2 dakikalığına durdurarak ve Feridun beye dönerek;

“Feridun bey, bizler şimdi namaz kılmaya gidiyoruz değil mi?”

“Tabii ki.”

“Ama Yüce Allah Maun Suresi 4. Ayetinde “Yazıklar olsun o namaz kılanlara!” diyor… Nasıl olacak şimdi?”

Feridun bey sakin sakin cevap veriyordu…

“Öyle şey olur mu? Allah onlarca ayetinde “namaz kılın” diye emrediyor.”

“İşte ben de bunu söylüyorum Feridun bey. Allah “Yazıklar olsun o namaz kılanlara” dediği için namaz kılmayacak mıyız? Allah o ayeti;  iki yüzlüler için, yoksullara yardımı unutanlar için, namazı gösteriş için kılanlara söylüyor. Bilmem anlatabildim mi?”

Dolu dolu gözlerimin içine bakıyordu Feridun bey… “Anlamaz olur muyum Fikret bey, o kadar güzel anlattınız ki, gözümü açtınız, gönlümü ferahlattınız… Allah razı olsun sizden.”

*

Cami çıkışı tekrar birlikte yürümeye başladık… Feridun bey apartmanın kapısından girerken “arayacağını” söylüyordu. Muharrem abi ile ikimiz evlerimize doğru devam ediyorduk. Daha epey yolumuz vardı. 15 dakikalık yolumuzu tamamlayıp evlerimize geldik. Bahçe kapısını açarken telefonum çaldı. İsimsiz bir numaraydı arayan…

“Merhaba Fikret bey,  ben Feridun… Tekrar teşekkür ediyorum size… Hem evlilik konusunda beni uyarıp aydınlattığınız için, hem de esas olanın Kur’an’ı ANLAYARAK okumak olduğunu hatırlattığınız için… Unutmadan söyleyeyim istedim. İlgili ayeti okuduktan sonra evlilik düşüncemi bitirdim… Gücüm yettiğince ev işleri için eşime yardımcı olacak bir yardımcı alacağım. Bu konuda diğer arkadaşlarımı da bilgilendireceğim. Sağolun, varolun… Bugün güzel bir ağabeyi, sizi kazandım… Allah razı olsun sizden.”

Mutlu bir şekilde karşılık veriyordum…

“Hiç önemli değil Feridun bey… Önemli olan doğruyu bulmak ve doğruyu yaşamak… EN DOĞRUSUNU ALLAH BİLİR.”

Selam ve Dua ile,

Fikret ARMAN

Reklamlar

About Fikret Arman

ALLAH'ın dosdoğru yoluna giden tek Kitap; KUR'AN-I KERİM'DİR.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: