İM  NAMAZI  ve  BAKARA  SURESİ 286. AYET

tabure

Camiye, mescidlere gittiğimizde hemen hemen hepimiz şahit olmuşuzdur… Ayakta duramadığı ya da sedce edemediği için sandalye üzerinde namaz kılan kardeşlerimize…

Onları gördüğümde içim hep bir tuhaf olmuştur. Sapasağlam inananlar caminin yolunu bilmezken, bu Kardeşlerimin sandalye üzerinde ibadete koşmaları beni hep duygulandırmış, düşünmeye yöneltmiştir.

*

Dört Halife döneminden sonra türeyen ve ALLAH’ın “OKU’yun” diyerek emrettiği Kitabının okunmaması için her şeyi yapan sözde alimler, namazlarından vazgeçmek istemeyen, ancak,  rüku veya secde yapamamaları nedeniyle namaz kılamayan inananlar için ima namazını düşünmüşler. Öyle ki; namazın şeklini dahi belirleyip hüküm vermişler!.. Demişler ki; “Rükuda iken başını öne eğeceksin… Secdede iken rükudakinden daha fazla eğeceksin. Eğer bu yanlış yapılırsa namazın geçersiz olur!”

Alimler fetvayı/hükmü vermişler!.. “Secdede başını rükudakinden daha fazla eğeceksin!.. Yoksa günaha girersin!..” Oysa, Peygamberimizin bizlere tebliğ ve emanet ettiği Kur’an’ı Kerim’e göre “ALLAH kimseyi hükmüne ortak etmez!..”

Hemen şunu da belirtmeliyim… İma namazı konusunda her mezhebin kendine göre yorumu var! Hanefilerin ki başka!.. Şafilerin ki başka!.. Diğerlerinin ki başka!.. Neredeyse bu konuda tarikatler ve cemaatler dahi farklı görüşlerde…

Kur’an-ı Kerim’i, O’nun binlerce ayetini kaç kez okuduğumu bilmiyorum ama ALLAH’ın Kitabında sözde alimlerin söylediğine benzer bir ayet göremedim. Yüce ALLAH, mümin kulunun durumuna göre, binekte, ayakta, yan yatarken, otururken dahi namaz kılınabileceğini, ALLAH’ın tespih edilebileceğini söylüyor ama nasıl olacağı konusunda alimlerin tarifine benzer bir hüküm vermemiş.

İman ettiği Kitabı okumayan, O’nun ne dediğini bilmeyen ama  ALLAH’tan korkan saf kullar “nasıl olursa olsun ben namazımdan vazgeçmem” düşüncesiyle kendine eziyet ederek ima namazı kılmaktadırlar. Oysa Yüce ALLAH birçok ayetinde biz kullarına “namazınızı kılın” diye emrederken, “namazı dosdoğru kılın” emrini de yine birçok ayetinde vurgulamaktadır.

Şu soruyu sormak gerekiyor… Sandalyeler üzerinde kılınan ima namazı “namazı dosdoğru kılın” emriyle örtüşüyor mu? Gücümüz yetmediği halde, her türlü zorluğu göze alıp namaz kılmalı mıyız? Yoksa!..

Şunu çok iyi bilmeli ve aklımızdan çıkarmamalıyız!.. ALLAH kuluna zulmetmez.

*

Düşünüyorum… Onlarca ayetinde “namazınızı kılın” diye emreden Yüce Rab’bim, ayakta duramayan, rüku ve secde yapamayanlar için de, namazını kılmak isteyenlere  Kitabında yol göstermiş olamaz mı?

Bence Yüce ALLAH bu durumu zaten  sözde din alimlerine bırakmamış. Gereğini Kitabında bizlere bildirmiş diye düşünüyorum.  Aşağıya ayetin ilk cümlesini yazıyorum.

Bakara Suresi 286. Ayet: “Allah her şahsı, ancak gücünün yettiği ölçüde sorumlu kılar. …”

Benim bu ayetten çıkarımım; hesap günü, namazını ALLAH’ın emrettiği şekilde, dosdoğru kılacak gücü olmayanlara Yüce ALLAH, “sen niye şu vakitten sonra namazını kılmadın?” sorusunu sormayacak diye düşünüyorum. Yüce ALLAH, kulların kendilerine zulmetmemelerini istiyor diye düşünüyorum…

Bu ayeti okuduktan sonra konuyu hiç uzatmadan aklıma takılan birkaç soruyu arka arkaya soruyorum.

Bu ayeti okuyan bir inanan, namaz vakti geldiğinde ellerini Rab’bine açıp; “Ey bağışlaması bol Rab’bim… Biliyorsun ki ben şu, şu, şu nedenlerle ayakta duramıyorum, rüku ve secde  yapamıyorum ve namazımı senin emrettiğin gibi dosdoğru kılamıyorum. Bu nedenle, Peygamberimizin bizlere tebliğ ettiği Kur’an-ı Kerim’i okuyup anlamaya, Seni tespih etmeye çalışıyorum. Beni bağışla Rab’bim. Sen her şeye gücü yetensin. Benim günahlarımı affet.”  diyerek Kur’anını okuyarak iman ettiği ALLAH’ı tespih etse  olmaz mı?

Kuluna zülmetmeyen Yüce ALLAH, “ben her kulumu gücü yettiği ölçüde sorumlu tutarım.” dediği halde inananlarımız neden ALLAH’ın bu ayetini görmeyip,  sözde din(!) alimlerin icat ettiği ima namazına yönelirler? Alimlerin(!) bu şekilde bir namaz göstermeleri,  ALLAH’a dinini öğretmek, ALLAH’a ortak koşmak (şirk), ALLAH gibi  hüküm vermek değil midir? Şayet bu durum şirk ise Kardeşlerime Zümer Suresi 65. ayeti hatırlatmak isterim…

“Andolsun, sana da senden öncekilere de şu vahyedilmiştir: Eğer şirke saparsan amelin kesinlikle boşa çıkar ve mutlaka hüsrana düşenlerden olursun.”

Yüce ALLAH; “Kullarımı güçleri yettiğince sorumlu tutacağım.” dediği halde, sözde din alimlerinin(!)  icadı olan bu namaz ile ALLAH’ın huzuruna çıkmak ne kadar doğrudur?

Gücü yetmediği için Hac görevini yerine getiremeyen inanan kişiye de “Sen neden hac görevini yerine getirmedin?” sorusunun sorulmayacağını düşünüyorum. “gücü yettiği ölçü” sadece namaz için değil, bütün ibadetlerimiz için geçerlidir. Gücümüzün yetmediği konularda sorumlu olmayacağımızı zaten Yüce ALLAH söylüyor. Haşa, ALLAH’a dinini öğretmekten kendimizi koruyalım… Düşündüğümüz doğruyu kendimiz seçelim!..

Velilerin  inananlara öğrettikleri ima namazını kılmak mı, yoksa ALLAH’ın ayetinin gösterdiği gibi,  içten gelen namaz kılamama itirafıyla; ALLAH’ı tespih etmek, O’nun Kitabını okuyarak O’na sığınmak mı? Yüce ALLAH ne diyor A’raf suresi 3. ayetinde…

“Rabbinizden size indirilene uyun; O’nun berisinden bir takım velilerin ardına düşmeyin! Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!”

En doğrusunu ALLAH bilir diyerek, bilmeden yaptığımız  yanlışlarımızdan ALLAH’a sığınalım…

Selam ve Dua ile,

Fikret ARMAN

Reklamlar

About Fikret Arman

ALLAH'ın dosdoğru yoluna giden tek Kitap; KUR'AN-I KERİM'DİR.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: